İnternet canlı derse 4 gün yetiyor

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen ve EBA sisteminde geçerli olan 8 GB’lık internet kotası canlı dersleri kapsamıyor. Günde 6 saat canlı ders gören bir öğrencinin 4-5 gün sonra kotası doluyor.

İnternet canlı derse 4 gün yetiyor

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilen ve EBA sisteminde geçerli olan 8 GB’lık internet kotası canlı dersleri kapsamıyor. Günde 6 saat canlı ders gören bir öğrencinin 4-5 gün sonra kotası doluyor.

(EVRENSEL)

Uzaktan eğitim; EBA’ya ulaşımda yaşanan sıkıntılar, interneti ve bilgisayarı olmayan yoksul çocukların eğitim dışı kalmasıyla, tam bir fiyaskoya dönüştü. Mersin’de konuştuğumuz öğretmen ve öğrenciler Bakanlığın uzaktan eğitime hazırlıksız olduğunu belirterek uzaktan eğitimin, sorunlarını görmezden geldiğini dile getirdi.

 

"BAKANLIK HAZIRLIKSIZ VE GÜNÜ KURTARMA DERDİNDE"

Okul müdür yardımcılığı da yapmış bir öğretmen, okul idarelerinin canlı ders atamalarını yaparken ilginç bazı kısıtlamalarla karşılaştığını belirterek; “Yüz yüze eğitimde yapılacak 10 ders saati otomatik olarak 5 saate indi. Bazı okullar birkaç canlı dersle süreci atlatmaya çalışırken, bazı okullar EBA altyapısı dışında (Zoom, Meet, Jitsi gibi programlarla) öğretmenlere fazladan canlı ders yaptırma yoluna gitti. Oluşan bu kargaşa, Bakanlığın resmi olarak uygulamanın nasıl yapılacağına dair net bir yöntem geliştirmemesi sebebiyle oldu. Sabit zaman çizelgeleri, canlı ders sisteminin zorunlu tutulması, farklı okullarda farklı şekillerde yapılan canlı ders uygulamaları, 20 milyon öğretmen/öğrencinin kullanacağı bir sistemin çökmemesi için alınmış olan önlemler olarak lanse edilse de aslında Bakanlığın uzaktan eğitim sürecine tamamen hazırlıksız ve günü kurtarma derdinde olduğunu gösterdi” diye konuştu.

 

"AİLELER, KOTA AŞIMIYLA FAHİŞ FİYATLAR ÖDEDİ"

Kısıtlı kullandırılmasına rağmen EBA altyapısının neredeyse her gün belirli saatlerinde çöktüğünü söyleyen bilgisayar öğretmeni şunları söyledi; “Tüm GSM operatörlerinde EBA sisteminde geçerli olacağı duyurulan 8 GB’lık internet kotasının canlı dersleri kapsamadığı uzaktan eğitimin ilk günlerinde fark edildi. 30 dakika süren bir canlı dersin ortalama 500 MB (1 GB = 1000 MB) veri harcadığı gerçeğinden hareket edildiğinde, 10 GB internet kotası olan ve günde 6 saat canlı ders gören bir öğrenci neredeyse 4-5 gün sonra kotası dolduğundan internete bağlanamadı dolayısıyla canlı derslere de katılamadı. İşin daha kötü boyutu kota dolduğunda interneti kesilmeyen aboneliklere sahip olanlar fahiş kota aşımı ücretlendirmeleriyle deyim yerindeyse adeta cezalandırıldı. Kısaca canlı derslere düzenli katılabilmenin tek yolu limitsiz bir internet aboneliğine sahip olmak. Limitsiz internet aboneliklerinin bedeli de ortalama aylık 100 TL. Ailesinin maddi durumu kötü olan milyonlarca öğrencinin bırakın cep telefonu, tableti, internet aboneliğini, evinde televizyonu bile olmadığı bilinen bir gerçek.”

"EK DERS ÖDEMELERİNDE KARMAŞA YAŞANIYOR”

Ek dersin karmaşaya döndüğünü vurgulayan bir matematik öğretmeni ise “Pandemi sebebiyle okullarda eğitime ara verilen mart, nisan, mayıs ve haziran aylarında öğretmenlere ek ders ödemesi yapılmasına rağmen, 31 Ağustos’tan itibaren ek ders ödemelerinin nasıl yapılacağı hakkındaki belirsizlik haftalarca sürdü. İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri ve Bakanlığa bu konuda yöneltilen sorular ya yanıtsız kaldı ya da muğlak bir şekilde cevaplandı. Sonrasında haftalık 15 saat maaş karşılığı dersin üzerinde canlı ders yapmış olan öğretmenlere ek ders ücreti ödenmesi gerektiğini söyleyen resmi bir yazı yayımlandı. Birleştirilen sınıflar vb. nedenlerle canlı ders oluşturma kısıtlandı. Böylece de öğretmenlerin 15 saatin üzerinde canlı ders yapmaları çoğu okul için imkansız olduğundan eylül ayında öğretmenlere ek ders ödemesi yapılmadı” diye konuştu

 

"HOCAM DÜN BEN İZLEDİM BUGÜN KARDEŞİM İZLEYECEK"

Başka bir öğretmen ise öğrencisiyle arasında geçen diyaloğu şöyle aktardı; “Öğrencim beni arayarak ‘Hocam canlı derse bugün katılamayacağım. Kardeşimin de benimle aynı anda canlı dersi var. Dün ben izledim bugün o izleyecek’ dedi. Ben ona ‘Okula gel buradaki bilgisayarları kullan’ dedim. Öğrencim ise ‘Hocam annem ve babam işte. Bir tek ben ve kardeşim evdeyiz. Annemin interneti bitti babamın evde bıraktığı telefonuyla sırayla canlı dersleri yapacağız. Eğer kardeşimin canlı dersi başlamazsa ya da koparsa belki ben denerim’ dedi. Buna benzer pek çok örnek, uzaktan eğitim sürecinin sadece teknik yetersizliklerini değil, eğitimde yaratılan fırsat eşitsizliğinin nasıl uçurum haline geldiğini bize gösteriyor.”

 

"UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMASI MODEL OLARAK BEKLETİLİYORDU"

Uzaktan eğitim uygulamalarının bir model olarak kullanılmaya hazır bekletildiğini belirten Mersin Eğitim Sen Eski Şube Sekreteri İsmail Usluoğlu şunları söyledi: “İktidarın tek yapması gereken bu hazır modeli uygulamaya geçirmek oldu. Karşı çıktığımız yüz yüze eğitimi destekleyen uzaktan eğitim uygulamaları değildir. Elbette insanlığın teknolojik gelişiminin en üst noktalarından biri olan internet, eğitimde destekleyici olarak kullanılmalı. Fakat bu teknolojik imkanlar yüz yüze eğitimin yerine ikame edilmemeli” diye konuştu

 

BEDEN EĞİTİMİ DERSİNDE "SAĞLIK BAKANLIĞININ VERİLERİNE GÜVENELİM" DUYURUSU

Uzaktan eğitim kapsamında verilmeye başlanan beden eğitimi dersinin öğrenciler arasında dalga konusu olduğunu anlatan lise öğrencisi Işıl, “Beden eğitimi dersinde maskenin nasıl takılacağı, Okullar açıldığında öğretmenler odasına girmememiz, kantin ve yemekhane dışında yemek yememiz, başka sınıflara gitmemiz gibi konular anlatıldı. En ilginci ise Kovid-19 hakkında sadece Sağlık Bakanlığı verilerine güvenmemiz gerektiğinin söylenmesi” diye konuştu.