GMO: Gıda fiyatlarındaki artışa karşı yerel tarım ve yerli üretim desteklenmeli!

Gıda Mühendisleri Odası, gıda enflasyonu ve gıda fiyatlarındaki artışa ilişkin “Tarım politikaları değişmeden enflasyona dur diyemeyiz” dedi.

GMO: Gıda fiyatlarındaki artışa karşı yerel tarım ve yerli üretim desteklenmeli!

Gıda Mühendisleri Odası, gıda enflasyonu ve gıda fiyatlarındaki artışa ilişkin “Tarım politikaları değişmeden enflasyona dur diyemeyiz” dedi.

Gıda Mühendisleri Odası (GMO), gıdada fiyat artışının nedeninin tarımsal üretim yapısındaki değişimler, mazot, gübre, yem ve elektrik gibi girdi fiyatlarındaki artışın yanı sıra tarım alanlarının madencilik, enerji, inşaat, sanayi gibi tarım dışı alanlarda kullanılması, köyden kente göç, üretimin planlı ve verimli olmaması gibi etmenler olduğuna dikkat çekti. GMO, "Tarım politikaları değişmeden enflasyona dur diyemeyiz” dedi.

Evrensel.net

 

Gıda Mühendisleri Odası (GMO), artan gıda fiyatları ve gıda enflasyonu ile ilgili açıklama yayımladı. Açıklamada, “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) enflasyon raporuna göre, dünya genelinde gıda enflasyonu bir düşüş eğilimi gösterirken, ülkemizde kontrol edilemeyen bir şekilde giderek yükselmektedir” dedi. Gıda enflasyonunun yüksek olması ve gıda harcamalarının hane giderlerinin büyük bir bölümünü oluşturduğu belirtilen açıklamada, bu durumun dar gelirli kesimleri çok daha fazla etkilediği ifade edildi. Açıklamada, küçük büyük demeden üretim modellerini geliştirmek yerine, tarımsal üretimin büyük ölçekli işletmeler eliyle yürütülmesinin tercih edilmesi, geldiğimiz aşamada gittikçe derinleşen yoksulluk ve açlık sonucunu doğurduğu vurgulandı.

 

ÜRETEN GEÇİNEMİYOR, TÜKETEN ALAMIYOR

Gıdada fiyat artışının nedeninin tarımsal üretim yapısındaki değişimler, mazot, gübre, yem ve elektrik gibi girdi fiyatlarındaki artışın yanı sıra tarım alanlarının madencilik, enerji, inşaat, sanayi gibi tarım dışı alanlarda kullanılması, köyden kente göç, üretimin planlı ve verimli olmaması gibi etmenler olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Özellikle tarım alanlarının, tarımsal üretimin, çiftçi sayısının, kırsal alan nüfusunun sürekli düştüğü bu süreçte gıda güvencesi, büyük şirketlerin kâr hesabına terk edilemeyecek kadar hayati bir alandır” ifadeleri kullanıldı. Tohum dahil dışa bağımlı olmamızın girdi fiyatlarında yükselmeye, çıktı fiyatlarında da kontrolsüzlüğe neden olduğu belirtildi.”

 

Tarımsal girdi fiyatları ile tarımsal ürünlerin marketteki fiyatı enflasyonun üstünde olduğu halde, tarladaki ürün fiyatındaki değişim enflasyonun altındadır. Yani üreten çiftçi geçim zorluğu yaşarken, tüketici pahalı gıda tüketmektedir” şeklinde ifade edildi. Fiyatı yükselen her gıda maddesi için çözüm olarak görülen ithalatın vatandaşın ucuz, yeterli ve güvenli gıdaya ulaşmasının sağlanamadığı söylenen açıklamada, yerli üreticiyi de mağdur ettiğine dikkat çekildi. Açıklamada, “Oysaki yaşamak nasıl bir insan hakkı ise güvenli, yeterli ve besleyici gıdaya uygun fiyatlarla sürdürülebilir bir biçimde ulaşabilmek de bir insan hakkıdır” şeklinde ifadelere yer verildi.

 

Açıklamada şu verilere de yer verildi: “TÜFE (Gıda ve Alkolsüz İçecekler) yüzde 20,60 ile OECD ülkeleri arasında lider durumda olan ülkemizde Yİ-ÜFE (Gıda ürünleri) yüzde 24,88’dir. Tarım ve Orman Bakanlığı 2021 Ocak ayı enflasyon verilerine göre, geçtiğimiz yılın aynı ayına oranla ayçiçek yağı yüzde 51,86, tavuk eti yüzde 28,29, ekmek yüzde 20,80, karnabahar yüzde 100,85, ıspanak yüzde 83,92, portakal yüzde 70,78, kıvırcık yüzde 59,95, patlıcan yüzde 52,07, kabak yüzde 49,34, çarliston biber yüzde 49,16 ve domates yüzde 42,28 artış göstermektedir

 

"TARIM POLİTİKASI DEĞİŞMEDEN ENFLASYONA DUR DİYEMEYİZ"

Açıklamada, ülkelerin kendi üretimlerini ve stoklarını arttırır ve zaman zaman ihracat yasakları ile korumacılık önlemlerini sıkılaştırırken, ülkemizde yerli üretimi arttırma ve üreticiyi korumaya yönelik somut ve ciddi adımların henüz atılmadığı söylendi. “Bu olumsuz gidişe dur demek, her koşulda üretmeye devam etmek, üretimi ve üreteni desteklemek zorunluluğu vardır. Meralarımızı ve tarım arazilerimizi korumadan ve sürdürülebilir kılmadan, küçük aile işletmeleri, yerel tarım ve yerli üretimi destekleyici politikalar uygulanmadan, biyoçeşitliliğe ve yerel tohumlarımıza sahip çıkmadan, üretici, tüketici ve dağıtıcı kooperatiflerin yaygınlaştırılmasını sağlamadan, gıda egemenliği ilkelerine dayalı bir tarım politikasını derhal hayata geçirmeden gıda enflasyonuna dur diyemeyiz” ifadeleri kullanıldı.