‘Engelli´ Ayşe Arman´ın tekerlekli sandalye ile İstanbul macerası!..
Hürriyet gazetesi yazarı Ayşe Arman, engellilerin sorunlarını anlayabilmek için peruk takarak tekerlekli sandalye ile üç gün boyunca İstanbul turu yaptı. İlk gün İstiklal Caddesi´ni dolaşmaya çalışan Arman, ikinci gün Karaköy, Eminönü ve Kadıköy´de engellilerin karşılaştığı sorunları yaşadı.
Tarih: 6.10.2018 16:48:34/ 480okunma / 0yorum

‘Engelli´ Ayşe Arman´ın tekerlekli sandalye ile İstanbul macerası!..

Hürriyet gazetesi yazarı Ayşe Arman, engellilerin sorunlarını anlayabilmek için peruk takarak tekerlekli sandalye ile üç gün boyunca İstanbul turu yaptı. İlk gün İstiklal Caddesi´ni dolaşmaya çalışan Arman, ikinci gün Karaköy, Eminönü ve Kadıköy´de engellilerin karşılaştığı sorunları yaşadı. 

 

Omurilik Felçlileri Derneği Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya´yla birlikte İstanbul turu yapan Ayşe Arman´ın “Ayşe´yle Semra engelli İstanbul özürlü” başlığıyla yayımlanan (29 Haziran 2014) gezi hikâyesi şöyle:

Ayşe´yle Semra engelli İstanbul özürlü!!!

"Gördüm ki, engelliler için, sokaktaki tehlikeler bitmiyor. Sokak, savaş alanı gibi. Kaldırımlar, oluklar, mazgallar, dik rampalar..."

Omurilik Felçlileri Derneği, ilginç bir teklifle geldi:  “3 gün birlikte İstanbul´u tekerlekli sandalyeyle dolaşalım, bizim ne çektiğimizi biraz olsun anlayın...”

Üzerine atladım!

Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya´yla birlikte 3 gün tekerlekli sandalye tecrübesi yaşadım. Tanınmamak için kafama peruk taktım.  Ve bu şehrin, engelliler için nasıl bir cehennem olduğuna bizzat tanık oldum. Taksim, Beyoğlu, Tünel, Karaköy, Eminönü, Kadıköy...  Yollarda gezdik, toplu taşıma araçlarına bindik.

Gördüm ki, engelliler için, sokaktaki tehlikeler bitmiyor. Sokak, savaş alanı gibi. Kaldırımlar, oluklar, mazgallar, dik rampalar. Karşıdan karşıya geçmek en büyük ıstırap. LPG´li taksi, tekerlekli sandalyeni alamıyor, binemiyorsun. Metro, otobüs, tramvay işkence. Yardımsız mümkün değil. Engelli liftleri çalışmıyor, engelli tuvaletleri göstermelik, depo niyetine kullanılıyor. Koskoca şehirde tuvalete bile gidemiyorsun. İstiklal Caddesi boyunca tekerlekli sandalyeyle girilebilecek lokanta yok denecek kadar az. ATM´den para çekebilmen imkansız, engelliler düşünülmemiş. Sandalyenin boyu yetişmiyor. Kartını ve şifreni birine verip yardım istemekten başka çaren yok. Yaşadığımız zorluklar say say bitmiyor. Hakikaten engelliler için İstanbul özürlü bir kent!

Kadına bak, hem sakat hem ruj sürüyor!!!

Zrrrrrrrrrr telefon. Omurilik Felçlileri Derneği Başkan Yardımcısı Semra Çetinkaya.  Müthiş bir teklifle geliyor.  “3 gün İstanbul´u tekerlekli sandalyeyle gezelim, ister misiniz?” diyor.

Üzerine atlıyorum.  O, benim engellilerin çığlığı olmamı istiyor, üç gün boyunca yaşadıklarımızı sizlere aktarmamı istiyor... Ki herkes anlayabilsin bu şehirde engellilerin hayatı ne kadar zor...

Diyor ki: “Yaşayınca siz de göreceksiniz! Bizler engelliyiz ama İstanbul gerçekten özürlü...”

Taksim´de buluşuyoruz

/resimler/2018-10/6/1652247154037.jpg

Semra Çetinkaya´yla Taksim Meydanı´nda buluşuyoruz.

İstiklal´e doğru gidiyoruz.

 

İlk tespitim şu:

İnsanlar bir tuhaf bakıyor. Kimi acıyarak süzüyor, kimi gözlerini kaçırıyor, kimi hiç görmek istemiyor, yok sayıyor... Ama neredeyse herkes için, tekerlekli sandalyedeki engelli insan, bir ‘ayna.´ O aynada, bir an kendini görüyor, “Şükürler olsun, ben bu durumda değilim!” deyip bu ihtimali aklından atmaya çalışıyor.Bu sandalyede birden boyum da kısaldı. Normalde 1.72´yken, 1.50 oluverdim. Şimdi herkes bana tepeden bakıyor, kelimenin iki anlamında da birileriyle konuşurken boynum hep yukarıda, çocuk gibi çaresiz hissediyorum, eşit olmayan bir ilişki söz konusu yani...

Hayatın gerçeğinde de algıda da engelliler bir sıfır mağlup!  Onlar hesaba katılmıyor. Ne şehir, ne yaşam planlanırken, onlar kale alınıyor. Yokuş, oluk, mazgal cıss! Siz, o sandalyeyi kullanmanın kolay olduğunu zannedebilirsiniz... Ama değil!

Tekerlekleri çeviriyorsun, sandalye de paşa paşa senin istediğin yere gidiyor... Değil!  Kol kuvveti gerekiyor, alışkanlık gerekiyor, bunlardan daha da önemlisi adam gibi yol gerekiyor! Ama nerdeee? Yok!

Her köşe başında seni bir başka ‘tehlike´ bekliyor.

Semra, bana taktikler veriyor:

“Aman dik yokuşlara dikkat et, tepe taklak düşüverirsin maazallah! Freni kullanmayı öğren. Oluklar, mazgallar, rampasız kaldırımlar cısss!”

Engelli, evden çıkamıyor

Sanki Çoruh Nehri´ni geçeceğiz! Topu topu Sıraselviler´den karşıya geçeceğiz, geçemiyoruz... Çünkü yaya geçidinde rampa yok. Yasaya göre herkes eşit... Ama kaldırımlar karşısında değil! Engelliler için bu şehirde sokağa çıkmak felaket. O yüzden genellikle evlerinde oturuyorlar.Evet, onlar engelli! Ama İstanbul özürlü...

İstiklal savaşı!

Sonunda sağ olsun birileri yardım etti de karşıya geçebildik... Şimdi İstiklal´de ilerliyoruz. “İlerliyoruz” diyorsam lafın gelişi, ilerleyemiyoruz. Tekerlekler ikide bir takılıyor ya tramvay rayına ya da parkeler arasındaki çukurlara. Şaka gibi!  Girip alışveriş yapabileceğimiz bir mağaza da bulamıyoruz, buluyoruz da içeri giremiyoruz, hepsinin girişi zeminden yüksek... Oysa, çok basit çözümler var. Seyyar rampalar mesela. Koyuyorsun, engelliler de rahatça dükkânlara girebiliyor ama o kadar az yerde var ki... İşte o nadir yerlerden biri Artel´di.  Girdik, Füsun Onur´un ‘Aynadan İçeri´ sergisini gezdik, harikaydı. Sonra Borsa´da yemek yedik, orası da engellilerin rahatça girebildiği lokantalardan biri, çünkü zeminle sıfır...

/resimler/2018-10/6/1653453718106.jpg

Gel de para çek!

Al işte bir sorun daha! ATM´nin önündeyiz, sıkıysa para çek bakalım. Mümkün değil! Tekerlekli sandalye boyu dikkate alınmamış, ATM´ler yüksekte kalıyor. Şaka gibi, kolun yetişmiyor, kartı sokamıyorsun. N´apacaksın?  Birinden yardım rica edeceksin, kartını vereceksin, şifreni söyleyeceksin, o paranı çekip sana verecek...

Bir tek Taksim Kitchenette´in yanındaki Garanti´de engellilere göre bir ATM´ye denk düştük. Engelliler için zil Aaa çok havalı! Şimdi bir kafenin önündeyiz, engelliler için özel bir zil var, basıyoruz, görevli geliyor. Çocuklar gibi seviniyoruz. “Nihayet bizim için özel düşünülmüş bir hizmet” diyoruz. Semra tecrübeli, “Kahveyi dışarı mı getiriyorsunuz, bizi içeri mi alıyorsunuz?” diyor.

/resimler/2018-10/6/1654174343703.jpg

Cevap: “Sizi alıyoruz!”

Semra cin, “Tekerlekli sandalyeyi kullanma eğitiminiz var mı?” diye soruyor.

“Yok, siz beni yönlendirin!” diyor görevli.

Semra nasıl yapacağını anlatıyor, o da bizi içeri taşıyor. Çünkü bu konuda eğitimi ve tecrübesi olmayan birinin yardım edeyim derken, sana zarar vermesi işten bile değil. Ellerimizi yıkamak için tuvalete gitmek istiyoruz ve kalakalıyoruz, tuvalet 25 basamak aşağıda! Engelliysen, in inebilirsen...

Kös kös çıkıyoruz. Ama “Başka yerlerde engelliler tuvaleti var mı” derseniz...Avcunuzu yalarsınız. Yok!Engelliyseniz ve İstiklal´de çişiniz gelirse, vay halinize! Kapı önünde alışveriş Gratis´in önünden geçerken Semra ayna almak istiyor.

Çift taraflı aynalarını beğeniyormuş. Ama mağazaya tekerlekli sandalyeyle girebilmek mümkün değil. Satıcı dışarı geliyor, Semra istediği aynayı anlatıyor. Satıcı, seçenekler getiriyor, Semra seçiyor. Sonra parayı alıyor, fişi getiriyor.  Evlere şenlik!

/resimler/2018-10/6/1656165908514.jpg

Bütün bu faaliyet, dükkânın dışında cereyan ediyor. Ama bu Gratis´e özel değil, İstiklal´de birkaçı hariç her dükkânın gerçeği bu. Makyajlı engelliler Elimizde aynamız ilerlerken, halimizin farklılığını konuşuyoruz. Biz Semra´yla makyajlı engellileriz. O yüzden dikkat çekiyoruz. En komiği de İstiklal´de ruj sürdüğümüz zamandı... “Aaaa kadına bak, hem sakat hem ruj sürmüş!!!” dediler! Kulaklarımızla duyduk. Çünkü böyle bir şeye hakkın yok! Engelliysen, gösterişli şeyler giymeyeceksin, makyaj yapmayacaksın, mat ve silik olacaksın, griler, kahveler, göze batmayacak renkler, süs-püs hak getire...

Engelli genelde garibandır! Mendil satar, çakmak satar. Engelli eşittir fakir. Algı böyle. Sen, yardım istiyorsun kaldırımdan aşağı inebilmek için. O, çıkarıp sana 1 lira uzatıyor, çünkü yardımdan anladığı bu... Para... Parayı ver, içini rahatlat, unut gitsin!

/resimler/2018-10/6/1657241534885.jpg

Tünel uçurumunda  Tünel´in önünde... Macera başlıyor...

İkinci gün, Tünel´in önünde buluşuyoruz.

Semra, 20 yıldır Eminönü´ne gitmemiş, daha doğrusu gidememiş, ona “Deli misin biz yürüyen halimizle gidemiyoruz, sen tekerlekli sandalyeyle mi gideceksin!” demişler, o da söz dinlemiş. Ama kanına giriyorum.

Bir cesaret Tünel´den fünikülerle Karaköy´e, oradan da Eminönü´ne gitmeye karar veriyoruz.

/resimler/2018-10/6/1657573098047.jpg

Tünel´in girişindeyiz!

Kocamaaan, karanlık bir uçurum bizi yutacakmış gibi duruyor. Eğim o kadar fazla ki insanın sandalyesi bodoslama uçar buradan! Ben tecrübesiz olduğumdan görevliler son anda kurtarıyor kayıp gitmekten. Binbir zahmet ve yardımla gişelerden geçmeyi başarıyoruz. Füniküler geliyor, o da ne, vagonla peron arasındaki boşluk beni ürkütüyor... Ya tekerlek araya sıkışırsa? Allah´tan bu badireyi de atlatıyoruz! Bizi tersten bindiriyorlar. Kendi başınıza tüm bunların üstesinden gelebilmemiz mümkün değil, hep birilerinin yardımcı olması gerekiyor. Oysa, engelli dostu bir şehirde yardımsız hayatını devam ettirebilmek de mümkün. Ama ne yazık ki Türkiye´de öyle bir şehir yok. İçeri girdik, tamam. Sorun bitti mi?

Hayır! Yokuş aşağı giden tünelin içinde sabit durabilmek mesele, sandalye kayıyor, bir yere tutunmak lazım ya da birinin seni tutması... Çok güç gerektiren bir şey. Sen misin İstanbul´da engelli halinle, toplu taşımaya binip, bir semtten başka bir semte gitmek isteyen... İşin zor...

Kaçmak istedim

Fünikülerden inmek de en az binmek gibi bir tören! Yine birileri yardım ediyor, sandalye ters döndürülüyor. Öyle çıkarılıyoruz rampadan, bizi itiyorlar... Ve bu eylemi tamamladıktan sonra da dönüp yüzümüze bir bakış atıyorlar. Takdir edilmek için: “Bakın, ben ne kadar vicdanlı, merhametli ve acıma duygusuyla dolu bir insanım...” Tamam öylesin de başımıza kakmasan da olur! Tünelden çıktık, felaket başladı. Karşıdan karşıya geçiş noktamız yok. Alt geçidi kullanamıyoruz, basamaklar var. Yaya geçidinde de rampa yok.

“Caddeden gideceğiz, başka çaremiz yok!” diyor Semra. Aman Allah´ım araba yolundayız, tam bir keşmekeşin içindeyiz. Bütün araçlar üzerimize üzerimize geliyor. Yemin ederim caddenin ortasında, sandalyeyi bırakıp kaçmak istedim, “Burada ölüp gideceğiz!” diye...  Eminönü tramvayının kalktığı yere gidinceye kadar kafayı yedim.

Eminönü macerası

Oley, tramvaydayız! Eminönü, bekle bizi geliyoruz. Geldik, indik. Bu arada çişimiz geldi, patlamak üzereyiz. Ama yine sorduğumuz hiçbir yerde, engelli tuvaleti yok. “Caminin arkasında var!” dediler. Sonunda buluyoruz. Engelli tuvaletlerinin ortak özelliği, hepsinin depo gibi kullanılıyor olması. Süpürgeler, kovalar, temizlik malzemeleri ve tuvalet kâğıtlarının yığıldığı yerler... Ve bakımsız... Klozet kapakları kırık, yine de en azından pis değildi, ‘eh işte seviyesinde´ temizdi...

Vapur felaketi

Devam ediyoruz. Şimdi hedefimiz, Kadıköy´e geçmek. Vapur işi fena!  İçine girmesi, dışarı çıkması, içinde durması ayrı bela! Binerken, o tahta, tırtıklı iskelelerden tekerlekli sandalyenle geçerken yüreğin ağzına geliyor. En büyük korkumuz kapaklanıp düşmek...Bir de yetmezmiş gibi bazı insanların önyargılı bakışlarını hissediyorsun...“Senin burada ne işin var, evinde otursaydın ya!” bakışlarını...Vapura girdin tamam da kıpırdayamıyorsun.  Ne içeri girebiliyorsun ne yukarı çıkabiliyorsun. Ortada hapissin. Yazın iyi de kışın zatüree olur insan!

Marmaray´la dönüyoruz

Kadıköy farklı mıydı? Hayır! Avrupa yakası, engelliler için ne kadar zorsa, Kadıköy de öyle... Orada da bir sürü ‘cıssss!´ var. Bir süre de Kadıköy tarafında takılıyoruz, kahve içiyoruz, sohbet ediyoruz. İkinci günü de Kadıköy´den Marmaray´la dönerek taçlandırıyoruz! Ver eline Kazlıçeşme...

İkinci gün de böylece bitti...

Ama biz de, yorgunluktan bittik!

 

Üçüncü gün, Yeşilköy´de buluşuyoruz.

 

Sabahın erken saatleri.  Deniz kenarına gidiyoruz, çay içiyoruz. Semra Çetinkaya bana hayatını ve onu hayata bağlayan Omurilik Felçlileri Derneği´ni anlatıyor. Derneğin başkanı Ramazan Baş da tıpkı, Semra gibi omurilik felçlisi... Ramazan´ın boynundan aşağısı felçli, Semra´nın belinden aşağısı...

Geçirdiğim bu üç gün için Semra Çetinkaya´ya çok çok teşekkür ederim, çok şey öğrendim. Yaşadığı bütün olumsuzluklara rağmen, yaşam sevincini kaybetmemesiyle herkese örnek olabilecek biri Semra Çetinkaya...

Her yer kâbus!

Hangi semtler İstanbul´da kâbus?

Hepsi!

/resimler/2018-10/6/1659303568661.jpg

Engellilerin yaşadığı sorunları bize sayar mısın?

O kadar çok ki hangi birinden başlayayım. Öncelikle engelliler yasasının uygulanmasını sağlamak gerekiyor. İşte o zaman engelliler sokağa çıkabilecek. Sokağa çıktıklarında da, bir takım şeyleri talep etmeye başlayacaklar. İnsanca yaşamak isteyecekler. Baskı yapacaklar. Yolların düzelmesini isteyecekler, restoranlara girebilmeyi isteyecekler, bankalardan para çekebilmeyi, tuvaletlerin arttırılmasını... Bunları hak olarak talep edebilecekler. Tabii ki sağlık ve medikal malzeme anlamında da iyileştirmeler gerekiyor. Bir engellinin tekerlekli sandalyesi, kilosuna-boyuna uygun ve ergonomik olmalı. Her engelli, akülü sandalye alabilmeli. Yanlış sandalye çok büyük sorunlara yol açabiliyor. Kasılmalar artıyor, yaralar açılıyor, omurgadaki eğrilik, iç organlarının yanlış çalışmasına, ağrılara sebep oluyor. İhtiyaç olan tüm malzemelerin SGK tarafından karşılanabiliyor olması gerekiyor. Ama öyle bir şey yok. Engellilerin sorunları say say bitmiyor, ne yazık ki hayatları bu ülkede çok zor.

Ya başroldesin ya figüran...

Bir engelliyi en çok delirten şey nedir?

Anlaşılamamak, bir insan olduğunun farkına varılmaması... Ama beni artık delirtmek kolay değil! Yıllar içinde o kadar çok şey gördüm ve yaşadım ki, gülümsüyorum artık. Bana hep sorarlar, “Özürlü demememiz gerekiyor, değil mi?” diye, ben de “Hiç önemi yok, bana özürlü de diyebilirsiniz, sakat da, hepsi kabulümdür!” diyorum.

/resimler/2018-10/6/1700176225812.jpg

Siz, nasıl bu olgunluğa geldiniz?

Geçirdiğim kazadan sonra korkunç şeyler yaşadım. Çok zor bir süreçti. Defalarca ameliyat oldum. İki çocuğumla kalakaldım. Aylarca, çocuklarımla birlikte ölmek istedim. İntihar planları yaptım. Hayata devam edemeyecek durumdaydım. Ama sonra, zamanla, ailemin de desteğiyle kendime yeni bir hayat kurdum. Bu vakıfta başkalarına yardım edebilmenin mutluluğunu yaşadım, yaşıyorum. Demek ki, her şey yürümek değilmiş, ben bunu idrak ettim. Evet, sağlıklı beden çok büyük bir nimet ama hayatta başka nimetler de var. Başıma gelenlerden sonra iki tercihim vardı: “Ya bu filmde başrol oynayacağım ya da figüran olup ezilip gideceğim...” Güçlü olmayı tercih ettim. Güçlü oldukça insanlar etrafınızda olur, zayıf olunca da kaçarlar sizden. Tabii dernek sayesinde de hayata bağlandım. Hep birilerine, bir şeylere yetişmeye çalışıyorum. Böyle yaşamayı da seviyorum. Biz derneğimizde mucizeler gerçekleştiriyoruz. Bu da beni çok mutlu ediyor. Yani felçli olmam, Allah´tan gelen bir ceza değil. Tam tersine belki de bana verilmiş bir lütuf...








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Omurilik Felçlileri İçin Koştular.
Omurilik Felçlileri İçin Koştular.
Yol Arkadaşım Olur Musun?" Sloganıyla Omurilik Felçlileri İçin Koştular
AVM´LER´DE ENGELLİ OTOPARKINI İŞGALE ‘SIKI DENETİM´ GELDİMİ?
AVM´LER´DE ENGELLİ OTOPARKINI İŞGALE ‘SIKI DENETİM´ GELDİMİ?
Emniyet Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz yıllarda 81 valiliğe yolladığı yazıda, AVM´lerde ve engellilere ayrılmış otoparkları işgal eden araçlara gereken cezai işlemlerin uygulanması talimatını vermişti . Ancak bu talimata uyulup işgal eden araçlara cezai işlem ne yazık ki uygulanmıyor. Engelli bireylerimiz toplum tarafından yine görmezden geliniyor.
Engelli aracındaki aküyü çaldılar
Engelli aracındaki aküyü çaldılar
Bartın´da engelli aracının aküsünü çalan 2 şahıs, şüpheli davranışları sonucu yakayı ele verdi.
Engeline sığınmayanları taktir ediyorum
Engeline sığınmayanları taktir ediyorum
Vali Haktankaçmaz: “Başarılı engellilere hayranlık duyuyorum”
GİRESUN´DA ENGELLER AŞILDI.
GİRESUN´DA ENGELLER AŞILDI.
Engellilerin oluşturduğu mehteran takımı Giresun sokaklarını inletti
İşte sosyal medyanın gücü
İşte sosyal medyanın gücü
Bir bacağını kaybeden kanser hastası sosyal medya kampanyasıyla araca kavuştu
BATMAN´DA SESLİ KÜTÜPHANE HİZMETE GİRDİ.
BATMAN´DA SESLİ KÜTÜPHANE HİZMETE GİRDİ.
Görme engelliler için sesli kütüphane açıldı.
Asayiş berkemal
Asayiş berkemal
Özel çocukların hayali bir günlüğüne gerçekleşti
Yaşamaz dedikleri oğlunu hayata bağladı.
Yaşamaz dedikleri oğlunu hayata bağladı.
Emekli kadın polis, doktorların ‘Yaşamaz´ dediği çocuğunu hayata bağladı
Öğretme aşkı engel tanımıyor
Öğretme aşkı engel tanımıyor
Kayseri´de görme engelli santral memuru Süleyman Ekici, çocukken radyoda dinlediği Neşet Ertaş´tan etkilenerek öğrendiği bağlamayı, 10 yıldır engelli ve engelsiz kişilere ücretsiz öğretiyor. Görme engelli santral memuru Süleyman Ekici, Neşet Ertaş´tan etkilenerek öğrendiği bağlamayı, 10 yıldır ücretsiz öğretiyor.
Tofd´un "Erişebilirim" Sempozyumu
Tofd´un "Erişebilirim" Sempozyumu
Kentlerdeki mimari yapıların ve uygulamaların engellilere uygun şekilde tasarlanması konulu "Erişebilirim" sempozyumu, Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği´nin (TOFD) Ataköy´deki dernek binasında yapıldı.
Reina saldırısından sonra ayağa kalkamadı
Reina saldırısından sonra ayağa kalkamadı
Reina saldırısından sonra ayağa kalkamadıTerör örgütü DEAŞ´ın geçen yılbaşında Ortaköy´deki eğlence mekanı Reina´ya yönelik saldırısında ayağından yaralanan ve koltuk değnekleriyle yürüyebilen Ömer Basut, işten çıkarılmasının ardından sosyal güvencesi sona erdiği için ikinci ameliyatına maddi sıkıntılarla girecek.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk´ün Filistin ve Kutsal Topraklar´la ilgili olarak 1937´de Meclis´te yaptığı konuşma...
“3 Aralık Dünya Engelliler Günü” Paneli
“3 Aralık Dünya Engelliler Günü” Paneli
Kilis´te, “3 Aralık Dünya Engelliler Günü” dolayısıyla 7 Aralık Üniversitesinde bir panel düzenlendi.
"Engellilerin toplumsal hayata katılımında ki en büyük engel; toplumdur"
"Engellilerin toplumsal hayata katılımında ki en büyük engel; toplumdur"
Otizm ve Engelli Dernekleri Federasyonu Başkan Yardımcısı Aktivist Adem Kuyumcu ‘Engelli Bireylere Yönelik Hizmetlerin ve Otizm Eylem Planının Değerlendirmesi´ panelindeki konuşmada , “Engellilerin toplumsal hayata katılımını en büyük engel toplumu oluşturan engelliler dışındaki insanlardır” dedi.
Özel çocuklar, atlarla buluştu
Özel çocuklar, atlarla buluştu
Edirne´de özel çocuklar, Dünya Engelliler Günü etkinlikleri kapsamında at çiftliğinde atlarla buluştu.
Baro Başkanı Ay “Her birey birer engelli adayı”
Baro Başkanı Ay “Her birey birer engelli adayı”
Düzce Baro Başkanı Av. Azade Ay, 3 aralık Engelliler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada engellilerin toplum yaşamına yüzde yüz katılımının sağlanabilmesi için uygulamaya yönelik yönetmelik hükümlerinin bir an önce hayata geçirilerek yasal boşluk ve karmaşanın ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi.
VEKİLE ENGELLİ ASANSÖRÜ
VEKİLE ENGELLİ ASANSÖRÜ
Engelli milletvekilinin korumalar tarafından taşındığı protokol girişine engelli asansörü
Uluslararası öğrenciler Engelliler Sarayı´na hayran kaldı
Uluslararası öğrenciler Engelliler Sarayı´na hayran kaldı
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen “Damla Projesi” kapsamında uluslararası 20 üniversite öğrencisi Bağcılar Belediyesi Engelliler Sarayı´nı ziyaret etti. Engelli çocuklarla oyun oynayıp halı dokuyan öğrenciler, Engelliler Sarayı´na hayran kaldı. Etiyopyalı Sofia, “Böyle bir hizmetin belediyeye ait olduğuna inanamadım. Burası gerçekten bir saray” dedi.
BAŞKAN TÜREL´E ANLAMLI ZİYARET
BAŞKAN TÜREL´E ANLAMLI ZİYARET
Minik Özge, Türel´i makamında ziyaret etti
Engelli seçmenler asansörlü araçlarla taşınacak
Engelli seçmenler asansörlü araçlarla taşınacak
Engellilerin sosyal yaşama katılması için önemli projeleri hizmete sunan Bağcılar Belediyesi, 16 Nisan referandumunda engelli seçmenlerin oylarını kullanabilmesi için 9 adet asansörlü özel araç, 25 binek araç ve bir de ambulansla hizmete verecek. Evlerinden alınacak olan engelli seçmenler okullardaki sandıkta oylarını kullandıktan sonra yeniden alındıkları yere bırakılacak.
HALİÇ ÜNİVERSİTESİNDE OMURİLİK FELCİ SEMİNERİ
HALİÇ ÜNİVERSİTESİNDE OMURİLİK FELCİ SEMİNERİ
Omurilik felçlisi için kabullenme süreci, spastisite,beslenme,kişisel bakım,bası yarası,sağlık sisteminde yaşanılan sorunlar, engellinin ulaşamadığı görüntüleme cihazları ve hasta nakil ambulans temininde yaşanılan sorunlar hakkında bilgiler vererek tecrübelerimi katılımcılara anlattı.
Bakan Kaya otizmli çocuklarla bir araya geldi
Bakan Kaya otizmli çocuklarla bir araya geldi
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, ailesi yanında bakımı mümkün olmayan engelliler için Umut Evi uygulamasını hayata geçirdiklerini belirterek "En büyük hedefimiz bakım evlerindeki otizmli çocuklar için rehabilitasyon modeli oluşturmak" dedi.
Attıkları tweet hayallerine kavuşturdu
Attıkları tweet hayallerine kavuşturdu
Sporcular için üretilen tekerlekli sandalye talebine ilişkin Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç´a tweet atan bedensel engelli basketbolcu Ayhan Okur, sandalyesine kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor
DOLAR
5.3504
EURO
6.0839
İstanbul için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:34 08:20 13:17 15:37 17:55 19:29
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
Denizi testiye doldursan, alabildiği kadar su alır. Gerisi kalır…

Mevlana
-Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar. -Kadınlar erkeklere oranla 2 kat fazla göz kırpar.(Çok yalan söyledikleri için olmasın) -İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. -Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. (Bir rivayete görede gözleri açık hapşırı

İlginç Bilgiler 2
Label

Label
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ